Ayet
'' O gün hakikat perdesi açılacak ve etekler tutuşacak ve secdeye davet edilecekler,fakat(namazı kılamayanlar,munafıklar ve riyakarlar buna) güç yetiremeyecekler.Kalem 42''
Hadis
''Kıyamet gününde Allah'ın rahmetinden en uzak kişi,emrettiğinin aksini yapan kişidir.''Deylemi de Ebu Hureyre'den''
Vecize
''Dört şeye sahip olan kişi dünyadan kaybettiklerinden dolayı üzülmesin.Emaneti muhafaza,doğru söz,güzel hılket,yemekte iffet.''Abdullah Bin Ömer

Sohbetler
11.08.2010 - Hocaefendinin Ramazan Sohbetleri
05.08.2010 - Yasin Suresinin tefsirine Devam
15.06.2010 - Mustafa AYKUL Hocafendinin Yasin Suresi Tefsiri
19.05.2010 - Mustafa AYKUL Hocaefendinin Sohbeti
11.04.2010 - Mustafa AYKUL Hocaefendinin Sohbeti


Makaleler
15.06.2010 - Kalplerin Ölümü ve Hayatı
04.07.2009 - RAMAZAN AYI VE ORUÇ
18.10.2008 - İSLAM AHLAKI 2
18.10.2008 - İSLAM AHLAKI 1
23.04.2008 - İLAHİ İRADENİN İNSANLIĞA SON HİTABI KUR'AN-I KERİM


MAKALE:
23.04.2008
/ İLAHİ İRADENİN İNSANLIĞA SON HİTABI KUR'AN-I KERİM
İLAHİ İRADENİN İNSANLIĞA SON HİTABI KUR’AN-I KERİM Şahit olunan dış yapısı ve bütün incelikleriyle iç yapısıyla,eşyayı kendi faydasına kullanabileceği kabiliyeti ve becerisiyle,kendi varlığını da aşarak öz yaratıcısını bulabilecek akli donanıma sahip oluşuyla,duyduğunu anlama ve anladığını da dile getirebilme kabiliyeti ile en güzel kıvamında yaratılan ilk insan Adem aleyhisselam,daha Cennette iken Cenab-ı Hak tarafından emredilmiştir ve nehyedilmiştir.Sonra Allah Teala,tarihi seyir içerisinde çoğala adem evlatlarına peygamberler göndermiş ve o peygamberlere kitap vermiştir.Veya kitap verilen bazı peygamberlere,kitap vermediği başka peygamberleri tabi kılmış,onlar da,önce gelen peygamberin kitabı ile amel etmiş,Hz.Muhammed aleyhisselam gönderilinceye kadar sünnetullah bu şekilde devam etmiştir.Hz.Muhammed(s.a.v) Kur’an ile gönderilince yukarıda izah edilen usulü Cenab-ı Hak değiştirmiş,üç önemli hususu kesin bir hüküm ile noktalamıştır ki,bunlar; 1- Din hususu:’’Bugün size dininizi ikmal ettim,üzerinize nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam’ı beğendim.’’(1) ‘’Kim,İslam’dan başka bir din ararsa,bilsin ki kendisinden (böyle bir din ) asla kabul edilmeyecek ve o,ahirette ziyan edenlerden olacaktır.’’(2) Böylece İslam dininden önce var olan ve İslam geldikten sonra da ihdas edilebilecek başka bütün dinlerin kapısı kilitlenmiş oldu. 2- Peygamberlik meselesi:’’Muhammed,sizin erkeklerinizin hiç birisinin babası değildir.Fakat O,Allah’ın Rasulu ve peygamberlerin sonuncusudur.Allah her şeyi hakkıyla bilendir.’’(3) Allah Teala bu hükmü ile insanlığa göndermiş olduğu elçilere son vermiş,Muhammed (s.a.v) ile de o kapıyı kapatmıştır.Museylemetul Kezap ve Esved-i Ansı gibi o dönemde çıkan yalancılarla,daha sonra çıkabilecek olanların davalarında yalancı,haktan sapan ve saptıran,iftiracı ve Deccal olacakları bildirilmiştir. 3- Kitap meselesi: Önceki peygamberlere gönderildiği gibi Peygamberimizi de öylece kitap gönderilmiştir.’’Alemlere uyarıcı olsun diye kulu Muhammed’e Furkan’ı indiren Allah yüceler yücesidir.’’(4)Ve yine Kura’n-ı Kerim’de;’’Biz Nuh’a ve ondan sonra ki peygamberlere vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik. Ve (nitekim)İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a,Ya’kub’a,esbata (torunlara),İsa’ya,Eyyub’a, Yunus’a,Harun’a ve Süleyman’a vahyettik.Davud’a da Zebur’u verdik.’’(5) diye bildirmek suretiyle onlara nasıl kitap verdiyse,Muhammed (s.a.v.) Efendimize de,öylece kitap verip peygamber olarak göndermiştir.Önceki peygamberlere vahyetmesi kitap göndermesi de,onun istek ve arzusu olmadan olmuştur.İlahi iradenin peygamberlerin iradesini ellerinden alması,onların isteklerine,arzularına bakmaksızın kendilerine vahyederek kitap göndermesi,kendilerine gönderilen peygamberleri de şaşkına çevirmiştir. Rasulullah (s.a.v)Efendimize ilk vahiy geldiğinde,olan ve bitenlerden tamamen habersiz hayret ve şaşkınlık içinde evine geliyor,durumu hanımı Hz.Hatice’ye anlatarak beni örtün,beni örtün diyerek olayın dehşetini unutmak istiyor.Hz.Hatice de cereyan eden hadiseyi amcazadesi Varaka b. Nevfel’e anlatıyor.O da,’’Kuddüs Kudüs! Varakanın nefsini elinde tutan Allah aşkına söylerim ki,Eğer iş bu söylediğin gibi ise, ya Hatice, O’na,Hz.Musa’ya gelen Namus-u Ekber,büyük melek gelmiştir.’’diyerek onu teselli ediyor. Hz.Muhammed (s.a.v)’i,mahiyetini bilmediği böyle bir hadise karşısında,korkup ürperen, tereddüte düşüp şüphelenen bir halde görüyoruz.Cenab-ı Hak’ta,Rasulune,daha sonra meseleyi hikaye ederek’’Rabbin seni(Kur’an ve O’nun içinde kilimden)cahil ve gafil buldu da,seni nübevvete hidayet etti.’’(6) demek suretiyle haber veriyor.Yine Rasulunun mubarek gönlünü pekiştirmek için’’(Rasulum) Eğer sana indirdiğimizden şüphede isen,senden önce kitabı okuyanlara sor.And olsun ki,Rabbinden sana Hak gelmiştir.Sakın şüphecilerden olma! Allah’ın ayetlerini yalanlayanlardan da olma!sonra ziyana uğrayanlardan olursun.’’(7) hükmünü bildirmiştir.Daha sonra Rasulunun,vahiyle gelen kitap karşısında aldığı vaziyeti’’Rasul,Rabbi tarafından kendisine indirilen (Kur’an’a) iman etti.’’(8) Bizim,ümmet olarak iman edip kabul etmemiz lazım gelen kitaba,kendisine Kur’an gönderilen Muhammed (s.a.v)Efendimizin de bizim gibi iman etmesi şart koşulmuş,O da,kendisinden istendiği gibi,öylece iman etmiştir. Risalet olayı Mekke müşriklerinin ve onların ağzıyla konuşan gayri Müslimlerin dediği gibi,Hz.Muhammed (s.a.v) tarafından önceden planlanmış bir senaryo,Kur’an-ı Kerim’de O’nun tarafından ihdas edilip uydurulmuş bir kitap değildir.Kur’an; peygamber de olsa hiç kimsenin parmak sokamayacağı,değistirip tahrif edemeyeceği bir kitaptır.’’Hiç şüphesiz O (Kur’an) şerefli bir elçinin(Allah’tan tebliğ etmek üzere getirdiği) sözüdür.Ve O bir şair sözü değildir.Ne de az iman ediyorsunuz! Bir kahin sözü de değildir.Ne de az düşünüyorsunuz.(O) Alemlerin rabbi tarafından indirilmiştir.Eğer (peygamber) bize atfen bazı sözler uydurmuş olsaydı,elbette O’nu kıskıvrak yakalardık.Sonra O’nun can damarını koparırdık.Hiç biriniz buma mani de olamazdınız.’’(9) Kur’an’ın Allah (C.C) tarafından hak ve gerçek olarak indirildiğine,onun Hz.Muhammed (s.a.v) tarafından ihdas edilip uydurulmadığını ve böyle bir şeyin imkansız olduğunu Kur’an’da Allah Teala beyan ediyor. Ayrıca bütün insanlığa meydan okuyarak,’’Eğer kulumuza indirdiğimiz (Kur’an) dan herhangi bir şüpheye düşüyorsanız,haydi O (Kur’an) ın benzeri bir sure getirin,eğer iddianızda doğru iseniz Allah’tan gayri şahitlerinizi (yardımcılarınızı da) çağırın.’’(10) Gelin ey münkirler! Bütün gücünüzü sarf edin,elinizden geleni ardınıza koymayın.Benzerini meydana getirmek için Allah (C.C) ın dışında ilah olarak tanıyıp tapındıklarınızı,şairlerinizi, hatiplerinizi,bilginlerinizi,insanlarınızı,cinlerinizi yardıma çağırın.Kur’an bu çağrıyı bin dört yüz yıl önce yapıp bırakmamış bu gün de aynı çağrıyı yapmağa devam ediyor.Beri gel ey insan! Kur’an bu ilanı yaptığı gün,bu işin öğrenilecek bir mektebi,ne de bir medresesi vardı.Üstelik Kur’an’ı tebliğ eden zat da,okuma yazma bilmiyordu.O gün, o toplumda okuma yazma bilenlerin sayısı da,parmakla gösterilecek kadar azdı.Bu gün ilimde, o zamanla mukayese edilemeyecek kadar çok ilerdesin.Semanın derinliklerine uçuyor,insan genlerinin haritasını çıkarabiliyor,maddenin çekirdeği ile raks ediyorsun.Hadi durmayın!Seleflerinizin yapamadığını yapın da,şeytan ve münkirler taifesi rahat bir nefes alsınlar.Binlerce yıldır taşıdıkları bu ağır yükten kurtulsunlar.Eğer onlar bu işi başarabilselerdi,daha savaşlara meydan kalmayacak, Kur’an davasını iptal edecek,onlar da rahat bir nefes alacaklardı,ama heyhat,’’Eğer bunu yapamıyorsanız ki elbette yapamayacaksınız o zaman yakıtı insanlar ve taşlar olan,hakikati inkar edenler için hazırlanmış ateşi bekleyin!’’(12) ‘’De ki:Andolsun,bu Kur’an’ın bir benzerini ortaya koymak üzere bütün insanlar ve cinler bir araya gelseler,birbirine destekte olsalar,O’nun benzerini ortaya getirmezler.’’(13) Geçmişte bu işi,ağzına gözüne bulaştırıp aleme karşı rezil ve rüsva olan bazı sefihler hariç,şimdiye kadar aklı başında hiçbir kimse bu işin külfetine girmemiştir ve giremeyecektir de.Ayrıca bu da,Kur’an’ın ebedi bir mucizesi olarak kalmaya devam edecektir. İnsanlık tarihinde,Kur’an’ı Kerim kadar halkın yaşayışına gire,ahlakını,hukukunu düzenleyen, elden ele,dilden dile dolaşan,körpe gönüller tarafından ezberlenen,aşikare ve gizlilerde aşıkları tarafından gözyaşı ile okunan,sevdalıları tarafından huşu ile dinlenen,genç kızların baş çeyizi,insanlar tarafından bir hazine gibi saklanan milyonlarca alim tarafından tefsiri yapılan O’nun gibi başka bir kitap gelmemiştir ve gelmeyecektir. “Kendilerine kitap geldiğinde onu inkar edenler(şüphesiz bunun sonucuna katlanacaklardır). Halbuki O,eşsiz bir kitaptır.O’na önünden de,ardından da batıl gelemez.o,hikmet sahibi,çok övülen Allah’tan indirilmiştir.’’(14) Kur’an’dan sonra onun hükmünü kaldırıp yalanlayacak başka bir kitap gönderilmeyecektir. Zaten Kur’an’dan önce inenlerde de,O’nu yalanlayan,hükmünü iptal eden başka bir kitap da gönderilmemiştir.(15) Kur’an-ı Kerim insanlığa gönderilen son kitaptır.O’nun hükmü kalkmayacak,değiştirilip bozulamayacak,Kıyamet sabahına kadar Allah Teala’nın koruması altında olacaktır.’’Kur’an’ı kesinlikle biz indirdik,elbette O’nu yine biz koruyacağız.’’(16) Ya rabbi Kur’an’ı kalbimizin baharı,gönlümüzün nuru,ruhumuzun süruru eyle.Ve ahiru da’vana enil hamdü lillahi rabbil alemin. MUSTAFA AYKUL

Bu makaleyi sizden önce 402 kişi okudu.

2005 © Sitedeki tüm materyaller ticari maksat harici herkesin kullanımına açıktır..